Kült, esas olarak “din” anlamında kullanılsa da, din ve sosyoloji bilimlerinde, çevrelerindeki kültür veya toplumun genel veya anaarterin dışı gördüğü inanç, uygulama veya ibadetlere kendini adamış bir birleşik insan topluluğuna verilen isimdir.

Kitsch, varolan bir tarzın aşağı bir kopyası olan sanatı sınıflandırmak-ifade etmek için kullanılan Almanca bir terimdir.

Klişe (Fransızca: Cliché) uzun süre çok fazla kullanılmış ve artık etkisini yitirmiş ifade, fikir ya da öğelerdir.

8 Kasım 2011 Salı

Conan the Barbarian



Belki çok gereksiz ayrıntılar olacak ama kendi yaşamımdan ayrıntılarla filme girmeye çalışacağım. Ben küçükken evin kütüphanesinde ciltlenmiş çizgi romanlar olurdu. Meğer babamın gizli arşivinden kaynaklanan şeylermiş. Daha çok çizgi romanların toplu cildi gibiydiler. İfade edemedim farkındayım. Neyse bu kütüphanedeki çizgi romanların resimleriyle büyüdüm ben. O dönem okuma yazmam yoktu. İşte o çizgi romanlardan biri de Barbar Conan'dı. Siyah beyaz, sert çizgileriyle, orta çağın acımasız atmosferini yansıtıyordu. Evet, ne demek istediğimi anladınız. Bu çizgi roman Barbar Conan'dan başkası değildi. Yıl 2011 oldu ve yenilerek sinemaları bir kez daha ziyaret etti. 




Konusunu bilmeyenler için filmi hemen özetleyeyim. Barbar bir kabile olan Kimerya, savaşçılığıyla ünlü bir şekilde  hayatta kalmaya çalışır. Daha annesinin karnından çıkmadan, babası annesini karnını yararak oğlunu hayata bağışlar. O andan itibaren babası Corin, oğlunu savaşçı olarak yetiştirmeye çalışır. Kılıçları dinleri gibi olan bu savaşçı kabile şeytani Khalar'ın köye baskını sonucu, kara büyünün de yardımıyla, tuzla buz olur. Esir düşen kabilenin bu son üyeleri, Corin ve oğlu Conan, aslında Khalar'ın kötücül hedeflerinden birinin parçasıdır. Şeytanı bir nevi dünyaya indirecek olan tacın tek sahibi olmak istiyordur. Bu parçalardan biri de baba Corin'dedir. Bu parçayı elde eden Khalar durdurulamaz olacaktır. Seneler geçer ve babası öldürülen Conan, içindeki intikam hırsıyla Khalar'ı öldürmek için yolculuğa çıkar. Bu tip bir hikaye döngüsü içinde hikayemiz, çeşitli maceralarla ilerler. 




Hikaye aslında biraz değiştirilmiş. Conan bu filmde serbest bırakılıyor küçükken, halbuki normalinde esir kalplarında çalışa çalışa kas yığını hale geliyordu. Bunun dışında hikayenin çoğu yerinde farklılıklar var. Çizgi romana sadık kalınmamış genelde. Daha çok atmosfer filmi havası yakalanmaya çalışılmış. 


Bu seferki Conan the Barbarian, eski filmde olduğundan daha sempatik gösterilmiş. Yani espriler yapan, kaba olsa da kendini sevdiren bir karakter olmuş. Ancak orijinal Conan, tam bir babardı. Savaşçı, vahşi, kaba ama kesinlikle sempatik değildi. Kadınlar genelde güçlü olduğu için onunla beraber olurlardı. Bu filmde ise günümüzün aksiyon kahramanlarından farkı kalmamış. 




Bunun dışında yan karakterler pek sırıtmıyorlar aslında. Ancak fazlaca abartılı oynuyorlar. Bu da filmin içindeki gerçekliği etkiliyor. Orta çağdan çok, orta çağda yaşayan insan taklidi yapan oyunculara dönüşüyorlar. Rose McGowan bir nevi makyajın etkisiyle tanınmaz halde. Gerçi bu da yakışmış ona. Ne de olsa hayatı boyunca normal karakterlere can vermedi. 


Jason Momoa, yeni Conan olarak fizik dışında gerçekten de sırıtıyor. Nedeni ise çok açık. Karakterinin sanki bir intikam alma içgüdüsü yok. Daha çok macera olsun diye takılıyorum havasında. Bu da zaten filmin falsolarından biri haline geliyor. 




2000'li yıllara geldik hala sallanan kamera olarak halk arasında bahsedilen, ancak aktüel kamera olarak adlandırılan kamera kullanım tekniği filmin dövüş sahnelerinde bolca var. Bu da filmin seyrini etkiliyor doğrusu. Özellikle filmi takip etmek konusunda sorunların ortaya çıkmasını sağlıyor. Bunun dışında filmi eskitme efektleri falan filmin genel dokusuna maalesef gitmemiş. Artık daha yaratıcı olmak gerekiyor belki. Bu tip uygulanan teknikler doğru yerlerde kullanılmadığında çok fazla sırıtıyorlar. Bu filmde sırıttığı gibi. 




Sırf aksiyon istiyorsanız film birebir. İzleyiciyi dinç tutuyor. Bunun yanı sıra bazı kısımlarda abartılı kanlı sahneler bulmak da mümkün. 


Mantık hataları, orijinal hikayeye kısmen uzak kalması, oturmayan kimi yönetim çeşitleri gibi handikaplarla film başarılı bir örnekten çok, taklitçi bir film konumuna düşüyor. Buna göre sırf aksiyona acil ihtiyaç duyanlara önerilir. Yoksa izleseniz de olur, izlemeseniz de...



Corin: When a Cimmerian feels thirst, it is a thirst for blood. When he feels cold, it is the cold edge of steel. Though the courage of a Cimmerian is temporary, he neither fears death... nor rushes foolishly to meet it. To be a Cimmerian warrior, you must have both cunning and balance as well as speed and strength. 













Hiç yorum yok: